.

ORUÇ

Orucun Mahiyeti
Orucun Nevileri
Oruçların Farz ve Vacib Olmasındaki Sebepler
Orucun Meşru Olmasındaki Hikmet
Oruçlu İçin Müstahab Olan Şeyler
Orucun Şartları
OrucunVakti
Ramazan Hilâli İle Diğer Hilâllerin Sübutu
Oruçlara Ait Niyetler
Oruçlu İçin Mekruh Olan ve Olmayan Şeyler
Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler
Kaza Edilmesi Gereken ve Gerekmeyen Oruçlar
Keffareti Gerektirmeyen Oruçlar
Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler
Keffaretin Mahiyeti ve Nevileri
Oruç Keffareti
Yemin Keffareti
Yeminin Mahiyeti ve Yemin Sayılıp Sayılmayan Şeyler
Kasem Suretiyle Olan Yeminin Nevileri ve Hükümleri
Yemine Dair Çeşitli Meseleler
Nezrin Mahiyeti ve Nevileri
Nezrin Şartları
Belirli ve Belirsiz, Mutlak ve Muallak Adaklar
İtikâfın Mahiyeti, Nevileri ve Teşriî Hikmeti
İtikâfın Şartları
İtikâfın Edebleri
İtikâfa Dair Bazı Meseleler
İtikâfı Bozan ve Bozmayan Şeyler
Kaynak: Ömer Nasuhi Bilmen
 

 

  Orucun Meşru Olmasındaki Hikmet

         Orucun meşru kılınmasındaki hikmet, pek aşikârdır. Şübhe yok ki, Allah Tealâ Hazretleri, kayıtsız ve şartsız her şeye hakimdir. Elbette O'nun kullarına emrettiği ve caiz gördüğü şeylerde birçok yararlar vardır. Biz bunları gereği gibi bilmesek de, muhakkak hikmetleri vardır.

         Bununla beraber orucun din ve âhiret yararlarından başka, sağlık yönünden, sosyal ahlâk bakımından birçok yararlarını pek iyi takdir edebilmekteyiz. Bu konu üzerinde yazılmış bir hayli yazı ve risale vardır.

         Bir hadis-i Şerif de buyurulmuştur: "Her şey için bir zekât vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır".

         İnsan oruç sayesinde hayvanî duygularını azaltır, ruhunu arıtır ve meleklik sıfatı ile vasıflanmaya başlamış olur.

          Oruç sayesinde cemiyetin içtimaî ve ahlâkî hayatından başka bir fazilet ve aydınlık doğar.

          Oruç tutan kimse, nefsini birtakım şiddetli arzuların saldırısına karşı direnmeye alıştırır, nefsin taşkınlıklarına karşı koymayı sağlar.

          Oruç tutan kimse, bir zaman mahrumiyete katlanır. Bu mahrumiyet, yiyecek ve içecek bulamayan herhangi bir yaratığın içine düştüğü acizliğin benzeri değildir. Bu, irade ile benimsenmiş, yüksek bir hedefe yönelik bir mahrumiyettir, bir nefis mücadelesidir. İnsan bu mahrumiyet sayesinde yoksulların ve mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Böylece kendisinde acıma, şefkat ve yardımlaşma duyguları artar, insaniyet için pek faydalı hale gelir. Ayrıca kendisinin duyacağı manevî hazlar ise, her türlü düşüncenin üstündedir.

          Mabud'unun kutsal emrine bağlanarak, hak sahibi olduğu nimetlerinden bir müddet mahrumiyete katlanan insan, artık başkalarının nimetlerine göz diker mi? Başkalarının zararına çalışır mı?

          İşte, bütün insanlığın yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin şer'î yönden hikmeti apaçıktır. Bunu anlayamamak için insanın düşünce ve duygudan büsbütün mahrum olması gerekir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
.

Derlemelerim

ORUÇ

Bağlantılar

Arkadaşlar


Mehmet Başarıcı nın Blogcu Sayfasıdır

>